Menu Menu Göster'de Ara
Videolar Galeriler Listeler Haberler Blog Özel İçerikler Editörün Seçimi Kategoriler
Hakkımızda Künye İletişim Editörlük Başvurusu Gizlilik Sözleşmesi Patreon'da Destekle Oturum Aç Kaydol
AnasayfaAnasayfa RastgeleRastgele AraAra
TakipTakip Et TakipTakip Et Instagram Pinterest YouTube LinkedIn Feedly Google News
Ekleİçerik Ekle

İstanbul’un birçok ilçesinde mimari müdahalelerle 1970’lerden beri yapılan soylulaştırma nedir?

Soylulaştırma, İngilizce "gentrification" kelimesinin karşılığı olan ve Türkçede...
İstanbul’un birçok ilçesinde mimari müdahalelerle 1970’lerden beri yapılan soylulaştırma nedir?
Soylulaştırma, İngilizce "gentrification" kelimesinin karşılığı olan ve Türkçede...

İstanbul’un birçok ilçesinde mimari müdahalelerle 1970’lerden beri yapılan soylulaştırma nedir?

Misafir Kullanıcı
Özel Hesap
10 Haz. 20, Çar. 21:36
posturl
İçerik Ekleme Formu ile oturum açılmadan eklenen bu gönderi, bir moderatör tarafından kontrol edilip yayına alınmıştır. ( ? )

Soylulaştırma, İngilizce “gentrification” kelimesinin karşılığı olan ve Türkçede mutenalaştırma, seçkinleştirme, burjuvalaştırma, nezihleştirme, kibarlaştırma, centrifikasyon, jantileşme vb. kullanımları da olan “soylulaştırma”, kısaca orta ve üst sınıfların, dar gelirlilerin yaşadığı, kent merkezlerindeki semtlere yerleşme süreci olarak tanımlanmaktadır.

Soylulaştırma’nın karikatürle anlatımı

Soylulaştırma, en basit ve sınırlı tanımıyla, dar gelirlilerin yaşadığı, kent içerisindeki köhneleşmekte olan konut alanlarına, daha üst sınıfların yerleşmeye başlaması süreci olarak tanımlanmaktadır. Değişimin gerçekleştiği mahallelerde, bir taraftan eski ve bakımsız kalmış konutların yenilenmesiyle gözle görülür fiziksel iyileşmeler yaşanırken; diğer taraftan eski sakinlerin, yerlerini biraz da gönülsüz olarak sonradan gelenlere bıraktığı, literatürde yerinden edilme (displacement) olarak adlandırılan bir süreç yaşanıyor. Bu süreç ile birlikte kentsel fiziki alt yapı ne kadar sabit kalırsa kalsın el, işlev ve tip değiştirilmiş olmaktadır.

“Soylulaştırma” ile ilgili semtlerde varolan mahalle kültürü farklı grupların varlığıyla giderek değişime uğruyor.

Başlangıç aşamasında eski sakinlerin, güvendikleri “güçlü” komşularının varlığıyla yaşam alanlarına olan aidiyet duyguları güçleniyor. Ancak zamanla yaşadıkları semtler üst gelir gruplarının tercih ettiği yerler haline geliyor ve dolayısıyla emlak yatırımcılarının ilgisini çekiyor ve çoğunlukla spekülatif bir biçimde bu semtlerdeki emlak fiyatları artıyor. Bu evreden sonra mahallenin dokusunda yaşanan ciddi değişimler sonucunda, genellikle kiracılardan oluşan eski sakinler gönülsüz de olsa yaşam alanlarını terk etmek zorunda kalıyorlar.

Soylulaştırma ilk olarak, 1950’li ve 1960’lı yıllarda Londra ve New York gibi merkez ülke şehirlerinde karşımıza çıkıyor. İstanbul ise soylulaştırmayla 1970’li yılların sonlarına doğru tanışıyor. Dolayısıyla soylulaştırma İstanbul’da yıllardır gerçekleşiyor. Süreç, İstanbul içerisinde on senelik aralıklarla yeni bölgelere sıçrayarak ilerliyor: 1980’lerde Boğaziçi (Arnavutköy, Ortaköy ve Kuzguncuk), 1990’larda Beyoğlu (Cihangir, Galata ve Asmalımescit) ve 2000’lerde Haliç (Fener ve Balat) bu şekilde soylulaşıyor. İçinde bulunduğumuz dönemde ise Süleymaniye, Tarlabaşı, Tophane ve Sulukule gibi kentsel dönüşüm projeleri ile gündeme gelen bölgeler soylulaştırma tartışmalarına konu oluyor.

Soylulaştırma, büyük oranda içerdiği yerinden edilme boyutu nedeniyle 1980’li ve 1990’lı yıllar boyunca yurtdışındaki akademik çevrelerde yoğun tartışmalara konu oldu. Türkiye’de ise, son beş-altı yıldır ortaya çıkan ve sayıları giderek artmakta olan konuya ilişkin araştırmalar ve yayınlarla, soylulaştırma yeni yeni akademik çevrelerin gündemine giriyor.

Soylulaştırma, çok sayıda farklı faktörü ve süreci tek bir çatıda toplamaktadır. Bu durumda, sürecin genel işleyişi hakkında fikir sahibi olabilmek için izlenebilecek yollardan birisi, soylulaştırmayı farklı bileşenlerine ayırıp bunları kendi içerisinde değerlendirmektir. Bu noktada Çağlar Keyder’in devlet, müteahhit ve birey merkezli gerçekleşen iç içe geçmiş üç farklı süreci birbirinden ayırarak yaptığı sınıflandırma literatüre önemli katkılar sağlıyor. Keyder, sürecin İstanbul’daki gelişimini bu üç dinamik çerçevesinde Avrupa ve Amerika örnekleriyle paralellikler kurarak aktarıyor. Keyder’in dikkat çektiği bir diğer önemli konu da soylulaştırmanın, kapitalizmin içinde bulunduğumuz evresinin karşı konulamaz bir parçası olduğu gerçeği. Dolayısıyla aslında soylulaştırma karşıtı söylemin, Keyder’e göre kapitalizme karşı olmaktan farkı yok.

İhsan Bilgin soylulaştırmayı; sanayisizleşme, sosyal projelerin azalması ve büyük sermayenin küresel ölçekte konut piyasasına girmesi süreçleri ile birlikte tarihsel bir perspektife yerleştirdikten sonra, yukarıda sözü edilen kentsel dönüşüm projelerini üç farklı kesitte inceleyerek (büyük sermaye yatırımları, küçük girişimler ve kültür yatırımları) bunların, çevrelerini dönüştürme potansiyellerini irdeliyor. Bilgin özellikle kültür eksenli projelerin, kayda değer sınıfsal bir değişime yol açmadığının altını çiziyor. Bilgin aynı zamanda, sosyal politikalar ile desteklendiği takdirde, soylulaştırmanın kentsel politika aracı olarak kullanılabileceğine dikkat çekiyor.

Doğan Kuban, Behiç Ak, Tan Morgül, Pelin Tan ve Ahmet Polat ise süreci farklı boyutlarıyla tartışıyor. Doğan Kuban, içinde bulunduğumuz dönemde yerel yönetimler tarafından İstanbul’da Süleymaniye ve benzeri bölgelerde gerçekleştirilmesi düşünülen dönüşüm projelerinin, tahmin edilenin aksine, üst sınıfların ilgisini bölgeye çekmeye yetmeyeceğine, belli bir tarihsel ve kültürel bilince ulaşmadan, sadece “fiziksel kılıflar” üreterek soylulaştırmanın tetiklenemeyeceğine işaret ediyor.

Behiç Ak, kendine özgü ilginç üslubuyla kentte gerçekleşmekte olan farklı süreçlerin tek bir kavram ile ifade edilmeye çalışılmasını eleştiriyor ve ortaya attığı “hipotetik kâr” kavramı ile soylulaştırmanın gözlerden kaçan çıkmazlarına dikkat çekiyor. Tan Morgül, Kuzguncuk’taki sivil toplum hareketinin, yeni gelenlerle eski sakinlerin bir araya gelmesinde ve kaynaşmasındaki katkısına vurgu yapıyor. Morgül aynı zamanda, artan kira değerlerine rağmen, dar gelirlilerin mahallede kalmalarına olanak sağlayan enformel mekanizmaları açığa çıkarıyor.

Pelin Tan, sanat ve sanatçının, soylulaştırmanın farklı aşamalarında değişen rolünü, konumunu ve soylulaştırma karşısındaki duruşunu tartışıyor; özellikle 1990 sonrasında ortaya çıkan sanat ve kültür eksenli kentsel dönüşüm projelerini aktarıyor. Son olarak, Ahmet Polat, Balat’ta ve Lahey’de (Hollanda) yaşanmakta olan soylulaştırmaya ilişkin gözlemlerini karşılaştırmalı olarak aktarırken sürecin, fotoğraflarına nasıl yansıdığına ve soylulaştırmanın yerel halk için taşıdığı anlamlara değiniyor.

Her bir “soylulaştırma” örneği kendine özgü dinamikler taşımakta olsa da sonuçları itibarıyla sınıfsal ayrışmaların kentsel ayrışma olarak yeniden üretilmesinden başka bir anlam ifade etmemektedir.

Kaynakça: Arkitera, Vikipedi, Mimarist, soL

Gönderiyi paylaşın veya sonrası için Pocket'a kaydedin. WhatsApp LinkedIn Pinterest E-Posta

Gönderinin ilgili olduğu bazı etiketlerin tanımları ve kanal bağlantıları aşağıda listelenmiştir.

Arnavutköy — İstanbul'un Avrupa Yakası'nda bulunan bir ilçedir.Tüm Arnavutköy içerikleri →

Asmalı Mescit — İstanbul'un Beyoğlu ilçesine bağlı mahallelerden biridir. Asmalımescit, 2000'li yılların başından itibaren Beyoğlu'ndaki gece hayatının önemli duraklarından biri olmaya başlamıştır.Tüm Asmalı Mescit içerikleri →

Balat — Rengarenk evleri ve taş döşeli dar sokakları ile Balat, mütevazı bir bölgedir. Popüler kafeler ve modern galeriler, mahallenin eski tarz bakkalları ile aynı sokakları paylaşır. Ekümenik Rum Patrikhanesi Bazilikası, sinagoglar ve Bizans kiliseleri gibi yapılar; Yahudi, Rum ve Ermeni topluluklarına ev sahipliği yapan bölgenin kozmopolit tarihini yansıtır. Kariye Müzesi'nde altın renkli mozaikler ve renkli freskler bulunur.Tüm Balat içerikleri →

Behiç Ak — Türk karikatürist, yazar ve belgesel film yönetmeni. Yıldız Üniversitesi ve İTÜ'de mimarlık öğrenimi gördü. 1982’den beri karikatür çizmekte olan Behiç Ak, Cumhuriyet Gazetesi’nde “Kim Kime Dum Duma” adlı çizgi bandın da sahibidir.Tüm Behiç Ak içerikleri →

Beyoğlu — İstanbul'un Avrupa yakasında bulunan ilçelerinden biri. Beyoğlu ilçesini kuzeybatıdan Kâğıthane, kuzeyden Şişli, doğudan Beşiktaş ve İstanbul Boğazı, güneyden ve batıdan Haliç çevrelemektedir. Yüzölçümü 8.76 km²'dir. İlçe 45 mahalleden oluşmaktadır.Tüm Beyoğlu içerikleri →

Bilgi — Suje ile obje arasındaki ilişkiden doğan her türlü üründür. Felsefede; bilginin doğası, kökenleri ve boyutları ile ilgilenen dala epistemoloji adı verilir.Tüm Bilgi içerikleri →

Çağlar Keyder — Türk iktisat tarihçisi. Yüksek tahsilini ABD'de tamamladı. 1969 senesinde Orta Doğu Teknik Üniversitesi Ekonomi Bölümü’ne asistan olarak atandı ve 1982'ye kadar burada çalıştı.Tüm Çağlar Keyder içerikleri →

Cihangir — İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde bulunan mahalle ve semt. Semt olarak Kuzey'de Taksim Meydanı tarafından Sıraselviler Caddesi ile Kazancı Yokuşu arasından başlayıp, Güney'de dik yokuş ve merdivenlerle Salı Pazarı ve Fındıklı'ya inilen tepe yamaçlarına dek uzanır. Kafeleri ve eski binaları ile bilinir.Tüm Cihangir içerikleri →

Doğan Kuban — 1926 doğumlu Türk mimar ve akademisyen.Tüm Doğan Kuban içerikleri →

İstanbul — Türkiye'de yer alan şehir, ülkenin 81 ilinden biri. Ülkenin en kalabalık, ekonomik, tarihi ve sosyo-kültürel açıdan en önemli şehridir. (31 Ara 2018 itibariyle nüfus: 15,07 milyon)Tüm İstanbul içerikleri →

Kuzguncuk — İstanbul'un Anadolu yakasında Üsküdar ilçesinde yer alan bir semttir. Boğaziçi’nin Anadolu kıyısında, Üsküdar, Paşalimanı ile Beylerbeyi arasındaki yerleşme kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda oluşmuş, Boğaziçi'ne açılan bir vadi içinde gelişmiştir.Tüm Kuzguncuk içerikleri →

Londra — İngiltere'nin ve Birleşik Krallık'ın başkenti ve en kalabalık şehridir. Büyük Britanya adasının güneydoğusundaki Thames Nehri üzerinde duran Londra, iki bin yıldır büyük bir yerleşim yeri olmuştur. Londra, Londra Belediye Başkanı ve Londra Meclisi tarafından yönetilmektedir.Tüm Londra içerikleri →

Mimari — Mimarlık veya mimari, binaları ve diğer fiziki yapıları tasarlama ve kurma sanatı ve bilimidir.Tüm Mimari içerikleri →

New York — Amerika Birleşik Devletleri'nin en kalabalık şehri ve dünyanın en kalabalık metropolitan alanlarından New York metropolitan bölgesinin merkezidir. Şehir bir parçası olduğu New York Eyaleti ile karıştırıldığı için İngilizcede New York City veya The City Of New York olarak da anılır.Tüm New York içerikleri →

Ortaköy — Boğaz kıyısındaki hareketli bir meydan olan Ortaköy, doğaçlama konserlerin tadını çıkaran veya kafe teraslarında çaylarını yudumlayan kalabalıkları ağırlar. Waffle veya kumpir satılan dükkanlar, kalabalık sokakları hediyelik eşya tezgahlarıyla paylaşır. Kıyıda yer alan ve ışıklarıyla dikkat çeken görkemli Ortaköy Camii, Boğaz Köprüsü'nün yanı başındadır. Gün batımıyla birlikte lüks restoranlara ve kulüplere şık giyimli ziyaretçiler akın eder.Tüm Ortaköy içerikleri →

Sulukule — Fatih'te çoğunlukla Romanların yaşadığı semt.Tüm Sulukule içerikleri →

Tarlabaşı — Yaklaşık olarak kuzeyde Dolapdere Caddesi, güneyde Tarlabaşı Bulvarı, doğuda Talimhane, batıda ise Kasımpaşa ile sınırlanan İstanbul'da bir bölge.Tüm Tarlabaşı içerikleri →

Tophane — İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde, boğaz kıyısında bir semttir. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethinden 2 yıl sonra 1455 yılında Tersane-i Amire ve 1460'ta Tophane-i Amire’yi kurarak İstanbul’da ilk sanayi hamlesini başlatmıştır.Tüm Tophane içerikleri →

Aşağıdaki gönderiler de ilginizi çekebilir.
Sonraki İlgili İçerik