Ekle Rastgele

Meksika’da Polis Tarafından Soyuldular ama Yılmadılar: Karavanlı Gezgin Çift ile Tanışın

Göster.co / Teksas, ABD Göster Özel Röportajları serimizde bugünkü konuğumuz Gezigezive,...
Meksika’da Polis Tarafından Soyuldular ama Yılmadılar: Karavanlı Gezgin Çift ile Tanışın
Göster.co / Teksas, ABD Göster Özel Röportajları serimizde bugünkü konuğumuz Gezigezive,...

Meksika’da Polis Tarafından Soyuldular ama Yılmadılar: Karavanlı Gezgin Çift ile Tanışın

17 Ekim 2018 Çarşamba 21:30 Göster Göster

Göster.co / Teksas, ABD

Göster Özel Röportajları serimizde bugünkü konuğumuz Gezigezive, yani Yeşim ve Özkan çifti. Karavan ile hayallerinin peşinden giden çift ile bu yola çıkış gayeleri, geziler sırasında yaşadıkları ve gelecek planları üzerine güzel bir röportaj gerçekleştirdik.

Şu anda Amerika Birleşik Devletleri’nde olan Yeşim ve Özkan’ın sorularımıza verdiği samimi yanıtlar, karavanla veya sırt çantasıyla yola çıkacak olan gezginlere ışık tutacak.

Yeşim ve Özkan merhaba. Göster.co olarak röportaj teklifimizi kabul 
ettiğiniz için teşekkür ederiz öncelikle. Takma adınızla başlamak 
istiyoruz çünkü bu bizim için büyük bir gizem, üzerine iddiaya dahi girdik hatta. Sosyal platformlarda kullandığınız Gezigezive takma adı,  bir ulaçlı birleşlik eylemin (geziver) şiveli söylenişi gibi duruyor. Bir hikayesi var mı?

Yeşim: Biz teşekkür ederiz. Evet tam da düşündüğünüz gibi! Gezigezive ismini ben buldum. Türkiye’de kamplı geziler yaptığımız sırada Instagram hesabı açacağımız zaman adını ne koyalım diye uzun uzun düşündüm. Uzun süredir Antalya’da yaşıyoruz. Annem Burdur’lu babam Isparta’lı. İçinde “gezi” geçsin, kendi özümüzden, şivemizden ve farklı olsun istedim. Özkan da çok beğendi bu ismi, çok sıcak buldu. Bizim oralarda öyle derler: Gezigezive! Çok seviyoruz ismimizi.

Neden böyle bir karar aldınız ve neden karavan? Sizi buna iten bir şey oldu mu?

Özkan: İkimizin de hep istediği ama tek başına gerçekleştirmeye cesaret edemediği ortak bir hayalimiz vardı. Özgür ve minimal yaşamak, deneyim ve anı biriktirmek. İlk önce Antalya’dan yani kendi memleketimizin çevresinden başlayıp Türkiye’de kamplı gezilere çıktık. Daha sonra işi ilerletip neden dünyayı gezmeyelim ki, dedik. Türkiye turumuzda çadırlı kamplar yaparken çadırın pek çok dezavantajını yaşadık.

Karadeniz’de sırılsıklam olduk, beni iki kere kene soktu, güvenlik sorunu nedeniyle çadır kurmaya korktuğumuz yerlerde arabada yatmak zorunda kaldık. Tam da bunları yaşarken Denizli kampımızda karavanlarıyla gezen Elif Teyze ve Mehmet Amca ile tanıştık. Karavanlarını gezdikten sonra karavan fikri ortaya çıktı.

Kendi geçmişlerinizden bahseder misiniz? Yola çıkmadan önce Türkiye’deyken neler yapıyordunuz ve yaptığınız işleri geride bırakmak 
zor oldu mu?

Yeşim: Ege Üniversitesi Biyokimya Bölümü’nden yüksek lisans derecesi ile mezun oldum. Kendi alanımda çalışma şansım ne yazık ki olmadı. Uzun bir süre iş aradım, öğretmenlik, satış temsilciliği ve iş güvenliği uzmanlığı gibi geçici işlerde çalıştım. Şimdi yollarda olduğumuz için sosyal medya hesaplarımızı yönetiyorum. Benim için işimi bırakmak zor olmadı, zaten son işimden biraz sorunlu ayrıldım. Tazminatımı ve son iki ayımın maaşını almakta çok zorlandım. Sigortam düzgün yatmıyordu, bir sürü sıkıntısı vardı.

Daha önceki işlerimde de benzer sorunlar yaşamıştım. Ülkemizde ne yazık ki özel sektörde çalışmak çok yıpratıcı. O yüzden şu an az para kazansak da halimizden çok memnunuz.

Özkan: İTÜ Telekomünikasyon Mühendisliği’nden mezun oldum. Kendi mesleğimle çok alakalı olmasa da borsa yazılımlarıyla uğraşmaya başladım. Şu an hala otomatik alım satım yapan robot yazılımlar ve göstergeler geliştiriyorum.

Bir kuruma bağlı olarak çalışmadığım için gezimizde de çalışmaya devam ediyorum. Benim için değişen pek bir şey olmadı yani. Bilgisayar ve internetin olduğu her yer bana ofis. Bu yüzden de çok şanslıyım.


Birkaç aya geri döneriz diye mi yola çıktınız, yoksa bu uzun soluklu 
bir macera mı? Ne zamandır yollardasınız, ne kadar daha devam etmeyi  
planlıyorsunuz?

Yeşim: Hayatımızı birleştirmeye karar verdiğimizde ikimizin de hayalinde özgür ve sade bir yaşam vardı. İkimiz de yeni yerler görmenin, yeni deneyimler kazanmanın, kredi ile borçlanarak ev ve araba sahibi olmaktan, 8-5 çalışmaktan daha değerli olduğuna inanıyorduk. Hala aynı fikirdeyiz. Geri dönme niyetiyle yola çıkmadık.

Gidebildiğimiz yere kadar gitmeye niyetliyiz. 2018 Mart ayının sonunda başladık bu maceraya, o zamandan beri yoldayız, aslında çok olmadı. Gidebildiğimiz yere kadar, hevesimiz, sağlığımız, maddi durumumuz elverdiği kadar sürdürmeye niyetliyiz.

Turist vizesi ile her ülkede bu kadar uzun kalmak mümkün mü, bu sadece ABD için mi geçerli?

Özkan: ABD normal koşullarda turist vizesiyle yılda 6 ay kalmaya müsade ediyor. Bizim niyetimiz daha çok vizesiz ülkelere seyahat etmekti fakat Meksika’daki kötü olaylardan sonra ABD’ye geri döndük. Sağ olsunlar zorluk çıkarmadan 6 ay daha süre verdiler. Bundan sonra Kanada planımız var, onun için de vizeye başvuru yapacağız.

Vize isteyen ülkeler süre konusunda zorluyor tabii ki. Hatta sırf bu yüzden Avrupa gezisini en son yapmayı düşünüyoruz. Amerika vizesini almak kolay oldu ama diğerlerine bakacağız. Olmadı, vizesiz ülkelerle devam edeceğiz.

Meksika’da birlikte gezdiğiniz Jason ve daha önce videolar 
hazırladığınız Gülten abla gibi kişilerle daha önceden tanışıyor 
muydunuz, orada tanıştıysanız bu nasıl oldu, onlar mı sizi buldu, siz  
mi onları?

Yeşim: Ne Gülten Abla’yı ne de Jason’u önceden tanımıyorduk. İkisi de bizim takipçimiz ve bize e-posta ile ulaştılar. Gülten Abla e-posta attığında Arizona’daydık. O da Arizona’da yaşadığını söyleyince ziyaret ettik.

Jason ile de Meksika’ya geçmeden önce iletişime geçtik. Bize Meksika hakkında pek çok bilgi verdi, yardımcı oldu. Ayrıca bizi bahçesinde ağırladı. Hala da yolda çok güzel insanlarla tanışıyoruz. Pek çok kişiden davet alıyoruz.

Videolarınızda gördüğümüz, 70’lerde Türkiye’de bulunan Lee’nin Türk 
kültürüne ve geleneklerine bu kadar bağlı oluşunu neye bağlıyorsunuz?  
Evini bile bir Türk evi gibi dekore ettiğini görüyoruz.

Özkan: Lee’nin rahmetli eşi Carolyn iş icabıyla Türkiye’ye gittiğinde ona göz kulak olacak Türk bir aile ayarlamışlar. O kadar bağlanmışlar ki yıllar sonra Lee ile evlendiklerinde Türkiye’de yaşarken bu bağ devam etmiş. Ayrıca Lee Türkiye’nin pek çok yerini gezip, pek çok eve misafir olmuş. Bu nedenle Türk kültürünü çok iyi benimsemişler.

Pek çok Türk arkadaş edinmişler, pek çok güzel anılar biriktirmişler. Onlar üzerinde bu nedenle etki bırakmışlar. Üstelik Gülten Abla ile çok iyi dostlar. Bütün bunlar birleşince onun da Türk kültürüne bağlanması kaçınılmaz.

Karavanınızı 7000 Dolar’a aldığınızı biliyoruz, size sonrasında bir  
masraf çıkardı mı? Sonuçta “Düldül” (karavan) gezen bir ev ve  
seyrederken “derdi de büyük olur” gibi geliyor bize. (Bu arada Düldül  
isminin nereden geldiğini de merak etmedik değil.) Bir şanssızlık  
eseri küçük bir kaza atlattınız, Düldül yaralandı, geçmiş olsun  
diyelim, daha büyükleri yaşanmaz umarız; ne hissettiniz? Videoda “sağlık olsun” diyorsunuz ama gözleriniz başka söylüyor gibi. Biz 
Göster ekibi olarak çok üzüldük izlerken.

Yeşim: Karavanı ilk aldığımızda isim koymak istedik. Sonuçta hem evimiz hem arabamız, bizimle gezecek, her türlü kahrımızı çekecek, her anımıza ortak olacaktı. Takipçilerimize soralım dedik ve ufak çaplı bir anket düzenledik. Çok ilginçtir, çoğu kişi de anlaşmış gibi “Düldül” dedi. Bizim de çok hoşumuza gitti. Böylece adını Düldül koyduk.

ABD’de bir kez şarj dinamosunu değiştirdik, arızalanmıştı. Bir keresinde de Ölüm Vadisi’nden geçerken şanzıman yağı aktı, dumanlar çıktı. Çok korktuk hatta çekiciyle taşıdık ama sonuçta büyük bir problemi olmadı. Yaşına rağmen motorunun maşallahı var. Sorun biraz da bizim aracı tanımamamızdan kaynaklanıyor.

Evet, iki ufak kaza geçirdik. Meksika ne Düldül’e ne de bize yaradı. Üstelik güneş panellerimizden birini de kaybettik. Çok üzüldük, özellikle ben çok ağladım ama sonuçta buna da şükür dedik ne yapalım. En azından bizi Meksika’da hiç yolda bırakmadı. Artık biz onu, o da bizi anlıyor gibi.


Sizin gibi karavanla gezmek isteyenlerin ne kadar bütçeye ihtiyacı  
var? Gezerken bir yandan da stok fotoğraf sitelerinde satış  
yaptığınızı biliyoruz, bu masraflarınızı karşılıyor mu veya ek gelir 
kaynağınız var mı?

Özkan: Her insanın günlük yaşamında aradığı lüks, standart giderleri ve beklentileri çok farklı. Biz bu geziyi yapabilmek için bir çok lüksten vazgeçtik. Birikmiş paramız vardı. Arabamızı sattık. Bütün birikimimizi bu gezi için harcamayı göze aldık. Biz minimumda tutmaya çalışıyoruz standart giderlerimizi. O nedenle kimseye “şu kadar paraya ihtiyacın var” gibi bir tavsiyede bulunamayız.

Kendimiz için de “aylık şu kadar harcıyoruz” diyemiyoruz. Çünkü birçok değişken var işin içinde. Bizim aslında şu an ana geçim kaynağımız YouTube kanalından kazandığımız para oldu. Bir de benim satış yaptığım kodlarım (yazılım) destekliyor. Stok fotoğrafçılığı geçindirmeye yetecek kadar kazandırmıyor, açık söyleyelim. Bizi Patreon hesabımızdan destekleyenler de var, sağ olsunlar.

“Torunlara bile anlatırım” dediğiniz, Göster.co okuru ile paylaşabileceğiniz bir seyahat anınız var mı?

Yeşim: Sanırım bütün hikayemiz anlatılacak kıvamda ama Meksika kısmı ayrı bir maceraydı bence. İlk önce soyulduk.

Adamın biri park halindeyken gelip para istedi. Neymiş efendim bu şehirden vergi vermeden geçemezmişiz, kendisi kartele çalışıyormuş falan. Muhtemelen yalan söylüyordu ama iki kişilerdi ve muhtemelen silahları vardı. Mecbur verdik paraları. Ondan sonra piramitlere giderken Düldül’ü bahçe kapısına vurduk. Aynı gün gözlüğüm kırıldı. Dönüş yolunda güneş panelimizin biri yola uçtu, kırıldı. Polisler durdurup rüşvet istedi. Hadi onlara 200 peso verip kurtulduk. Fakat Puebla kentine gittiğimiz zaman polisler tarafından resmen rehin alındık.

“Bizi takip edin” diyerek bizi sanayi bölgesi gibi ıssız bir yere getirdiler. İlk önce 3000 peso istediler. Yanımızda o kadar nakit yok dedik, gerçekten de yoktu. Karavanı daracık bir yere sokmamızı istediler. Park yerine girerken Düldül’ü arabanın birine çarptık. Konsolosluğu arayıp yardım istedik. Ne yazık ki sadece İspanyolca çevirisi konusunda yardımcı olabildiler.

Sigortacıyı arattık, neyse ki sigorta karşıladı diğer aracın masrafını. Yine de polislerden kurtulamadık. ATM’ye gidip para çektik polisler eşliğinde. Tabii bizim cezayı çeşitli bahanelerle 6000 pesoya çıkardılar. Korkunç bir gece geçirip Jason’un yanına döndük. Sonrasında koşarak kaçtık Meksika’dan. Kaçarken de tam sınıra 8 km kala bir trafik polisi hızlı gittiğimizi söyleyip köşeye sıkıştırdı. Halbuki hız yaptığımız falan da yoktu. Merkeze götüreceğiz falan dediler. Artık kurtulmak için yanımızda ne kadar varsa vermeye razı olduk.

ABD sınır kapısını gördüğümde sinir krizleri geçirdim. Korku dolu bir yolculukla tekrar ABD’ye girdik. Anlatırken şaka gibi geliyor ama sırf şu yaşadıklarımızdan bir korku filmi çıkabilir. Neyse ki kötü günler geride kaldı. Canımızı kurtardığımıza şükrediyoruz.

İyi ki yola çıkmışım dedirten bir olay yaşadınız mı?

Özkan: Aslında çok var. Her güzel manzara, tanıştığımız her güzel insan, bize bu cümleyi söyletmeye yetiyor. Fakat sanırım gezimizin en can alıcı noktası Gülten abla ve Lee ile tanışmak oldu.

Öyle ki tekrar onların yanında aldık soluğu, Meksika’daki üzücü olaylardan sonra ilaç gibi geldi bize. İyi ki yolumuz buradan geçmiş de onlar gibi insanlarla tanışmışız.

Gezmenin size zihinsel olarak nasıl bir yararı olduğunu düşünüyorsunuz?

Yeşim: Her gördüğümüz, her öğrendiğimiz şey bizi şaşırtıyor. İnsanın ufku açılıyor, çok yönlü düşünmeyi öğreniyor insan. Sorun çözme becerimiz gelişiyor. Yaşadığımız her kötü olayda yıkılmamayı, güçlü olmayı öğreniyoruz. Dersler çıkarıyoruz yaşadıklarımızdan. Karşımıza çıkan her insandan bir şeyler öğreniyoruz.

Din, dil, ırk ayrımı olmaksızın hepimizin insan olduğunu, aynı olduğumuzu daha iyi kavrıyoruz. En önemlisi de küçük şeylerden mutlu olmayı öğreniyoruz. Bunların hepsi hem mutluluğumuza hem de gelişmemize katkıda bulunuyor.

Yola çıktığınızdan beri pişmanlık duyduğunuz, keşke dediğiniz bir şey oldu mu?

Yeşim: Keşke dediğimiz tek olay Meksika’ya karavanla gitmek oldu. Onun dışında yaşadığımız hiçbir şeyden pişmanlık duymadık. Meksika’ya gittiğimize de pişman olmadık. Belki uçakla gitseydik daha iyi olurdu bizim için. Yine de bütün yaşadıklarımızdan bir ders çıkarıyoruz. Yola çıkmaktan yolda olmaktan hiçbir zaman pişman olmadık. Tam tersi hep iyi ki dedik.

Bu, bir yaşam tarzı haline getirilebilir mi?

Özkan: Bizim yaşam tarzımız haline geldi bile. Minimalist, hareketli, deneyime açık, özgür yaşam tarzında daha mutluyuz. Daha az paramız daha az eşyamız var, daha çok insan tanıyıp daha çok yer görüyoruz. Çok şey deneyimleyip öğreniyoruz. Biz başardığımızı düşünüyoruz.

Kolay mı derseniz, kesinlikle hayır ama imkansız da değil. Üstelik bir kere alışınca insan kolay kopamıyor. Belki çok yeni başladık ama bu kesinlikle bir yaşam tarzı. Umarım uzun süre devam ettirebiliriz.

Yabancı dil konusunda sıkıntı yaşıyor musunuz, özellikle ana dili İngilizce olmayan yerlerde?

Yeşim: Evet, Meksika’da çok sorun yaşadık. ABD’ye komşu olmalarına rağmen çoğu kişi tek kelime İngilizce bilmiyor. Gerçekten çok şaşırtıcı. Özellikle polislerle çok diyaloga girmek zorunda kaldık. Hepsinde de telefondan çevirici kullanmak zorunda kaldık. Dil bilsek belki o kadar sorun yaşamazdık polislerle. Onlar da biraz bu durumu kullandılar. Fakat dil bilmemek gerçekten çok zor.

Konuşamadığın biriyle anlaşamıyorsun haliyle. Özellikle sorun yaşadığın zaman. İspanyolca öğrenmeyi çok istememe rağmen yaşadığımız kötü olaylar sonucu biraz ara verdim öğrenmeye ama kararlıyım İspanyolca öğreneceğim ne olursa olsun.

Şu ana kadar nereleri gezdiniz, sırada neresi var?

Özkan: Kuzey Amerika’nın büyük kısmını gezdik diyebiliriz. Birazcık da Meksika deneyimi oldu. Ne yazık ki fazla ilerleyemedik karavanla. Bundan sonra ABD’de gezmediğimiz yerleri gezip Kanada’ya gitmek hedefimiz. Tabii yolda çok şey değişiyor. Mesela niyetimiz Meksika’yı ve Orta Amerika’yı gezmekti ama olmadı.

Şu an tüm planımızı yeniden gözden geçiriyoruz. Hazır elimizde Düldül varken karavan kültürünün olduğu ülkeleri gezmek öncelikli amacımız. Yine de planlar her an değişebilir.

Gezileriniz boyunca bulunduğunuz ülkenin kültürü ve kuralları nedeniyle zorda kaldığınız bir an, yaşadığınız bir olumsuzluk oldu mu?

Yeşim: ABD’de hiçbir sıkıntı yaşamadık. İnsanlar kibar, karavan kültürü çok gelişmiş. Burası çok kurallı ve kurallar belli. Onlara uyduğumuz ve başkalarına saygılı olduğumuz müddetçe başımıza bir sıkıntı geleceğini düşünmüyoruz ama Meksika öyle değil. Karavanı görenler uzaylıymışız gibi bakıyordu. Keza trafik kuralları da berbat. İnsanlar turistlere yolunacak kaz gözüyle bakıyor.

Özellikle de polisler yabancı plakalı araçları durdurup rüşvet istiyor. Üç kere bu muameleye maruz kaldık ne yazık ki. Kurallar değil kuralsızlık yüzünden yaşadık bütün olumsuzlukları.

Bizim sormayı unuttuğumuz, göz ardı edilemeyecek bir öneriniz var mı?

Hemen hemen her şeyi sordunuz bence. Bizi iyi takip ettiğiniz çok belli, çok teşekkür ederiz.

Gezileriniz ve yolda olmak size ne öğretti?

Özkan: Meksika gezisinden çıkardığımız en büyük ders: Karavan kültürünün olmadığı ülkelere karavanla gitme! Onun dışında sorun çözme becerimizin geliştiğini düşünüyoruz. Özellikle karavan kültürünü öğrendik. İkimiz de araba tamirinden zerre anlamazken şimdi bir sorun olduğunda fikir yürütebiliyoruz en azından, ufak tefek tamirleri yapabiliyorum.

Fakat en önemlisi de azla yetinmeyi, elimizdeki küçük şeylerden mutlu olmayı öğrendik. Paranın mutluluğun anahtarı olmadığını anladık. Günlük sıkıntıların büyütülecek şeyler olmadığını, hayatın kısa olduğunu, vaktimiz varken olabildiğince hayallerimizi gerçekleştirmemiz gerektiğini anladık.

Göster.co okuru size hangi sosyal medya platformlarından ulaşabilir?

Yeşim: “Gezigezive” adında Youtube kanalımız, Instagram ve Facebook hesabımız var. Gezimize maddi destek olmak isteyenler için de Patreon hesabı açtık. Bunların dışında da “Yeşim ile Özkan” adında bir Youtube kanalımız ve Instagram hesabımız da var. Buralardan takip edebilirler.

Biz Göster olarak gezilerinizde, paylaştığınız sürece sizle beraber olmaya devam edeceğiz. Verdiğiniz yanıtlar için teşekkür ederiz.

Biz teşekkür ederiz ilginiz ve desteğiniz için. Bütün Göster ailesine teşekkürlerimizi ve sevgilerimizi gönderiyoruz.


Bunlar da İlginizi Çekebilir
Dozerle 360 Derece Dönüp Snowboard Yapan Çatlaklar Snowboard çok sıradan deyip böyle bir atraksiyona girişmişlar. Dozerin kepçesine... 2 sene önce
Sanat
Ünlü Film ve Dizilerdeki Sahnelerin Çekildiği Mekanların Tabletten Taşması Finlandiyalı kızların hazırladığı Fangirl Quest isimli gezi blogu dünyayı gezip film ve... 2 sene önce
Birilerinin Efendisiyken, Başkalarının da Kölesi Olduğumuzu İdrak Etmemizi Sağlayacak Animasyon Modern dünyada kölelik halen devam ediyor desem şaşırırdınız değil mi? Evet, ama gizli... 2 sene önce
Sanat Öne Çıkarıldı
5 Örnekle, Mükemmel Instagram Fotoğraflarının Ardında Yatan Gerçek Aslında Instagram'e eklenecek kare dışında kalan kısım da diyebiliriz. Hangimiz inkar... 3 ay önce
Rives, “Sabahın Dördü” Hakkında Konuşuyor Şair Rives günün en garip saati sabah 4 hakkındaki ilginç, tarihsel rastlantıları içeren 8... 8 ay önce
Sistemin Kölesi Olmadan, Düzenli Ödemesiz ve Faturasız Bir Eve Sahip Olmak Bu Amerikan abimiz elindeki arsayı nasıl değerlendirdiğini anlatıyor. Video güzel ama... 2 sene önce
Lüks başkanlık uçağına binmek istemeyen Meksika devlet başkanının düşündüren açıklaması Bu kadar saçmalık yeter, kibirli politikacıların iktidarı uzun sürmez, böyle yoksul bir... 1 ay önce
IQ
Taşınmayı Düşünenler için Birbirinden Faydalı 10 Tavsiye Bu listemiz, taşınmak isteyip de hazırlık yapmanın vaktinin geldiğini düşünenler için.... 1 ay önce
50’nin Üzerinde Ödüle Layık Görülen Kısa Animasyon Filmi 180 film festivali dolaşıp 50’nin üzerinde ödüle layık görülen dokunaklı kısa animasyon... 2 sene önce
Burma da Neresi, Neden Gitmeliyim? – Bunu İzleyip Karar Verin Myanmar, Burma ya da Birmanya, Güneydoğu Asya'da, Andaman Denizi ve Bengal Körfezi kıyısında,... 2 sene önce

Diğer Ziyaretçilerimize Son Gösterilenler
Nostalji Öne Çıkarıldı
70-90 Yıl Önce Hazırlanmış Çocukları Hedef Alan Aşırı Ürkütücü 17 Çizgi Film İyi ki 30'larda, 50'lerde bu çizgi filmlere maruz kalmadık diyeceğiniz çizgi filmler.... 1 ay önce
Nostalji
10 Başlıkta Yaşar Kemal’e Saygı Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli, 1923; Hemite, Osmaniye - ö. 28 Şubat 2015), Kürt... 4 sene önce
IQ
Starbucks Psikolojisi ve “Kendini” Önemsizleştirmek Üzerine Bulunduğunuz yerin veya sahip olduğunuz nesnelerin size değer kattığını mı sanıyorsunuz?... 1 hafta önce
Nostalji
Ferhan Şensoy Tiyatroya Nasıl Başladığını Anlatıyor Ferhan Şensoy Türk tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu; roman, deneme, günlük, tiyatro,... 1 ay önce
Dört buçuk dakikada atkı takmanın 25 yolu Atkı kış aylarının vazgeçilmez aksesuarlarından. Peki atkınısı nasıl... 4 sene önce

Göster'e Eklenen En Yeni İçerikler