Göster'i görüntülerken sorun yaşıyorsanız, tasarımı dağınıksa -ya da bu not bir şekilde karşınıza çıktıysa- Göster'de bir güncelleme olmuş demektir. Şu anda ön belleğinizdeki versiyonunu görüntülüyorsunuz. Sorunu çözmek ve bu notu gizlemek için kullandığınız tarayıcı veya uygulamanın "Sayfayı Yenile" butonuna bir defa basmanız yeterlidir.
rastgele ara içerik ekle

Arter’deki Görülesi “Her Düşenin Kanadı Yoktur” Sergisi

Her şey düşer ve düşmeye devam eder. Bu hiç değişmedi. Daha Newton sahneye...
Arter’deki Görülesi “Her Düşenin Kanadı Yoktur” Sergisi
Her şey düşer ve düşmeye devam eder. Bu hiç değişmedi. Daha Newton sahneye...

Arter’deki Görülesi “Her Düşenin Kanadı Yoktur” Sergisi

Her şey düşer ve düşmeye devam eder.

Bu hiç değişmedi. Daha Newton sahneye çıkmamışken, yerçekimi evrensel bir yasa olarak ilan edilmeden önce de durum zaten buydu. Hâlâ da öyle. Düşüyorlar, demişti Lucretius, ve bununla elmaları, çekiçleri, binaları veya kuştüylerini kastetmiyordu; düştükleri görülemeyecek kadar ufak oldukları halde büyük maharetleri olan küçük parçacıklardan bahsediyordu; sanki kendi yıkımlarına doğru inişe geçmiş gibi aşağı yönelen, sonra da bilinmeyen bir nedenle indikleri bu yoldan biraz saparak birbirlerine rastlayan ve çarpışan, böylece görünür gövdelere kavuşan görünmez parçacıklardır bunlar.

https://

Şeyler ve varlıklar için ortak ve sonlu bir alan oluşturan yerçekiminin yol açtığı sonsuz devinim, yaşayan ve yaşamayan, maddesel olan ve olmayan, dikey duran ve durmayan arasındaki hiyerarşiyi tamamen ortadan kaldırmasa bile, bozguna uğratma gücüne sahiptir. Bununla birlikte, düşme ve yükselmenin sonsuz döngüsü, tarihin ve varoluşun seyrini dikeylik ve onun iki karşıt kutbu (yukarısı/aşağısı) etrafında düzenlemeye devam ediyor.

Ama yolun hem bir inişi hem de bir çıkışı olsa da, son tahlilde hep aşağı gidiyor olmalıyız. Aşağıya inerken kendimizle birlikte kaldırmayı, yükseltmeyi, olduğu yerde tutmayı ya da salt düşmekten korumayı beceremediğimiz canlıları, maddeleri, gayrimaddi şeyleri, sözcükleri, düşünceleri, duyguları, hatıraları da aşağıya sürüklüyoruz demektir. Şimdi tüm bunlar tamamen aynı düzlemde gerçekleşiyorsa, ve yine başka bir yere değil aslında sadece buradan buraya düşüyorsak, uçma ve yükselme yanılsamasını sürdürmenin yolu nedir?

“Yerçekimi” ve “ağırlık/vakar” kavramları etrafında geliştirilen “Her Düşenin Kanadı Yoktur” sergisi, düşme eylemini fiziksel bir düşüş, beceriksizlik ya da yetersizlikten kaynaklanan bir sonuç veya kötü yazgının/lanetin getirdiği kaçınılmaz son gibi ilk çağrışımlarının ötesine geçerek ele alıyor. Her şeyin her an düştüğü ve düşmeye devam ettiği fikrinden hareket eden sergi, bir toz zerreciğinin onu yere inmeye zorlayan kaderiyle dilimizin ucundan dökülüveren sözcüklerin kaderini birbirine bağlayan ortak bir koşula işaret ediyor ve maddesel olsun ya da olmasın her şeyi düşmeye zorlayan bu ortak zeminde, beklenmedik ile sıradan olanı birbirine bağlayan baş döndürücü bir hareketin üretici gücünü açığa çıkarmayı amaçlıyor. Sergiye omurgasını veren düşme eylemi, gerçekliğin yüceltilmesine dayalı bir sanat geleneğinden uzaklaşarak, yüzeyle meşgul olan ve dipte olmayı kabullenen bir sanatsal jestin izini sürmeyi mümkün kılıyor – daha iyi düşebilmek ve yenilebilmek için.

Yükseliş ve düşüş arasındaki dengeye odaklanan sergi, en kişisel izleklerden tüm beşeri yapı(t)lara, hatta toplumların seyrine uzanan bir ölçekte çöküşün sürekliliğini araştırıyor. Yerçekiminin gücünü açığa çıkaran sergideki işler, kendi zamanlarına tanıklık eden ve mit kökenli gelenekten uzak yükseliş ve inişler sunarak tüm zamanlara ait ve tarihsel sınırları aşan bir dinamiği bağlam içine yerleştiriyorlar.


Phyllida Barlow
isimsiz: yıkıksahne2016
2016
Çimento, elyaf levha, polyester dolgu, kendir bezi, polivinil asetat, boya, kâğıt, kâğıt ip, pigment, kontrplak, polyester pamuk, poliüretan pano, strafor, poliüretan köpük, kum, sprey boya, bant, kalas
Genel boyut yaklaşık
210 × 600 × 400 cm
Fotoğraf: Serkan Taycan


VOID
Bruit Blanc
2016
Reçine diskler, ahşap, PVC koniler, DC motorlar
Değişken boyutlar
VOID izniyle
Fotoğraf: Murat Germen


Ryan Gander
Ftt, Ft, Ftt, Ftt, Ffttt, Ftt, veya güncel bir jestin nasıl oluştuğuna dair modern bir temsil, Theo ve Piet’in diyagonal çizginin dinamik boyutu hakkındaki tartışmalarının fizikselliğine dair bir illüstrasyon ve yüz sinematografik sahne için chroma key tekniğiyle bir set oluşturma çabası arasında bir yerde
2010
Oklar, değişken boyutlar
© Ryan Gander
Fotoğraf: Murat Germen


Anne Wenzel
Sessiz Manzara
2006
Seramik, kaide, su, kara mürekkeple duvar resmi
160 x 300 x 500 cm
Fotoğraf: Murat Germen

Sergi 18 Eylül’e kadar Arter’de görülebilir.

Kaynak arter.org.tr/W3/?iExhibitionId=64
Tuğba Bulut Tuğba Bulut ekledi. 2 sene önce
8MM
1 Dakikada, Alex Roman’ın “Olağanüstü Gerçekçi” Görsel Efekt ve Animasyonları İspanyol animasyon sanatçısı Alex Roman'ın son dönemde ürettiği gerçekten farksız...
Editörün Seçimi
Ufacık Tefecik Sulu Boya Çizimleri Lorraine Loots'dan çok güzel çizimler. Hepsi de mini minnacık ve sevimli. Sanatçıyı adıyla...
Mazi Editörün Seçimi
Milli Mücadele Zamanından Onlarca Tarihi Türkçe Karikatür Bu karikatürler Kurtuluş Savaşı zamanı yayınlanan kimisi renkli kimisi siyah-beyaz olan...
8MM
Tamah: Restorandaki Küçük Bir Hırsızlıkla Başlayan Süreç Kısa filmde, bir restoranda hırsız bir adamdan profesyonelce ve görgü tanıklarının gözü...
Seni görmek güzel.
Görmeye ve göstermeye değer çok şey olduğunu düşünüyoruz. Senin de topluluğumuzun parçası olmanı çok isteriz.